ABD, Suudi Arabistan ile bir nükleer anlaşma imzaladı; bu anlaşma, Suudi topraklarında potansiyel uranyum zenginleştirme konusunda hemen endişelere yol açtı. Son günlerde sonuçlandırılan anlaşma, ikili enerji işbirliğinde önemli bir adım teşkil ediyor ancak nükleer silahların yayılmasını önleme uzmanlarının dikkatini çekti. Bu arada, ayrı bir ABD-İran anlaşması belirsizliğini koruyor: Bir tahmin piyasası, bu anlaşmanın İran için yeniden yapılanma finansmanı içerme olasılığını şu anda %28,5 olarak veriyor.
Zenginleştirme maddesi neden önemli
Suudi nükleer anlaşması, Suudi topraklarında uranyum zenginleştirmeyi açıkça yasaklamıyor; bu durum eleştirmenleri alarma geçirdi. Zenginleştirme teknolojisi, enerji santralleri için yakıt üretebilir ancak aynı zamanda nükleer silahlar için malzeme de sağlayabilir. Suudi Arabistan, uzun süredir sivil amaçlar için uranyum zenginleştirme hakkında ısrar ediyor; bu tutum, İran'ın daha önceki pozisyonunu yansıtıyor. Anlaşmanın dilinin, gelecekteki zenginleştirme faaliyetlerine kapı açık bıraktığı bildiriliyor, ancak ABD'li yetkililer güvenlik önlemleri ve denetimlerin olacağını vurguladı.
İran anlaşması olasılığı
Ayrı bir hat üzerinde, ABD ile İran arasında daha kapsamlı bir anlaşma için müzakereler devam ediyor. Büyük bir tahmin platformu tarafından işletilen bir tahmin piyasası, İran için yeniden yapılanma finansmanı içeren bir anlaşma olasılığını şu anda sadece %28,5 olarak belirliyor. Bu rakam, iki tarafın yaptırım hafifletme ve nükleer kısıtlamalar gibi konulardaki farklılıkları giderip gideremeyeceğine dair derin belirsizliği yansıtıyor. Suudi anlaşması, bu görüşmeleri karmaşık hale getirebilir; çünkü İran, ABD'nin Riyad ile herhangi bir nükleer işbirliğini bir tehdit olarak görüyor.
Tahmin piyasası ne diyor
%28,5 olasılık resmi bir değerlendirme değil, sonuçlara bahis oynayan tüccarlardan gelen kitle kaynaklı bir tahmindir. Bu, piyasa katılımcılarının yeniden yapılanma parası içeren bir anlaşmayı olası görmediğini ancak imkansız da bulmadığını gösteriyor. Aynı piyasa daha önce daha yüksek oranlar vermişti ancak müzakereler uzadıkça bu oranlar düştü. Suudi anlaşmasının zamanlaması, beklentileri daha da azaltabilir, ancak doğrudan bir bağlantı doğrulanmadı.
ABD, Suudi anlaşmasının zenginleştirme konusunda herhangi bir gizli yan anlaşma içerip içermediği konusunda kamuoyuna açıklama yapmadı. Bu soru yanıtsız kalırken, İran görüşmelerinin akıbeti de belirsizliğini koruyor. Şimdilik, iki nükleer hat paralel olarak ilerliyor ve her biri kendi risk ve belirsizliklerini taşıyor.




