tags and
tags. Ensure proper nouns unchanged: Georgia, Tether, GEL₾, Lari, GENIUS Act, Ripple, Chainalysis. Also numbers: $7.6 trillion -> 7,6 trilyon dolar (Turkish uses comma for decimal? Actually in Turkish, decimal point is comma, thousands separator is dot. But for currency, often keep original format? Better to adapt: 7.6 trillion -> 7,6 trilyon. But careful: original uses period as decimal. In Turkish, we write 7,6 trilyon. Similarly $33 trillion -> 33 trilyon dolar, $719 trillion -> 719 trilyon dolar, $1.5 quadrillion -> 1,5 katrilyon dolar. Also "April 2026" -> "Nisan 2026". "monthly adjusted onchain stablecoin volume" -> "aylık düzeltilmiş zincir üstü stablecoin hacmi". "hit" -> "ulaştı". "projected" -> "öngördü". "estimates" -> "tahmin ediyor". "by 2035" -> "2035 yılına kadar". Also note: "Georgia's government and Tether are rolling out GEL₾" -> "Gürcistan hükümeti ve Tether, GEL₾'yi kullanıma sunuyor". "under a new regulatory framework designed to line up with U.S. digital asset rules" -> "ABD dijital varlık kurallarıyla uyumlu olacak şekilde tasarlanmış yeni bir düzenleyici çerçeve altında". "The initiative makes Georgia one of the first jurisdictions to pursue regulatory interoperability with Washington's approach" -> "Girişim, Gürcistan'ı Washington'un yaklaşımıyla düzenleyici birlikte çalışabilirlik arayan ilk yargı bölgelerinden biri haline getiriyor". "specifically aligning with the GENIUS Act" -> "özellikle GENIUS Yasası ile uyumlu". "The goal is to give businesses and residents a cheaper, faster way to move money across borders and pay taxes." -> "Amaç, işletmelere ve sakinlere sınır ötesi para taşıma ve vergi ödemede daha ucuz ve hızlı bir yol sunmak." Second paragraph: "The country's stablecoin regime doesn't just create a new token — it permits tax payments through instant conversion of digital assets to fiat currency." -> "Ülkenin stablecoin rejimi yalnızca yeni bir token oluşturmakla kalmıyor - dijital varlıkların anında itibari paraya dönüştürülmesi yoluyla vergi ödemelerine izin veriyor." "That's a practical hook for adoption." -> "Bu, benimsenme için pratik bir çengel." (or "pratik bir cazibe noktası"). "By matching the GENIUS Act's standards, Georgia signals it wants to be a compliant hub rather than a regulatory outlier." -> "GENIUS Yasası'nın standartlarına uyum sağlayarak Gürcistan, düzenleyici bir aykırı değil, uyumlu bir merkez olmak istediğinin sinyalini veriyor." "Companies operating in both jurisdictions could find it easier to treat GEL₾ like any other dollar-pegged stablecoin, only this one is tied to the Lari." -> "Her iki yargı bölgesinde faaliyet gösteren şirketler, GEL₾'yi diğer dolar sabitli stablecoin'ler gibi ele almayı daha kolay bulabilir; tek fark, bunun Lari'ye bağlı olması." Third paragraph: "Tether and Georgian officials say the peg is meant to lower transaction fees, enable near-instant settlement, support programmable payments, and improve cross-border value transfers." -> "Tether ve Gürcü yetkililer, sabitlemenin işlem ücretlerini düşürmeyi, neredeyse anında takas sağlamayı, programlanabilir ödemeleri desteklemeyi ve sınır ötesi değer transferlerini iyileştirmeyi amaçladığını söylüyor." "For a country that sits at the crossroads of Europe and Asia, that could strengthen trade routes and draw fintech startups looking for a sandbox." -> "Avrupa ve Asya'nın kesişme noktasında bulunan bir ülke için bu, ticaret yollarını güçlendirebilir ve kum havuzu arayan fintech girişimlerini çekebilir." "The project also targets broader digital payment improvements across the region." -> "Proje ayrıca bölge genelinde daha geniş dijital ödeme iyileştirmelerini hedefliyor." Fourth paragraph: "GEL₾ launches into a market that's growing fast." -> "GEL₾, hızla büyüyen bir pazara giriyor." "Tether reported




