İran, bu hafta ortaya çıkan haberlere göre, Kürt güçlerine yönelik bir insansız hava aracı saldırısında beyaz fosfor kullandığı iddiasıyla suçlanıyor. İddia doğrulanırsa, bölgedeki çatışmada ciddi bir tırmanışa işaret edecek ve uluslararası hukuka uyum konusunda soru işaretleri yaratacak.
Suçlama
Saldırıya ilişkin ayrıntılar hâlâ sınırlı. Kürt kaynaklarına atfedilen iddiaya göre, bir İran insansız hava aracı, Kürt savaşçıların mevzilerine beyaz fosfor içeren mühimmat bıraktı. Belirli bir tarih veya yer verilmedi ve bağımsız doğrulama mümkün olmadı. Beyaz fosfor, havayla temas ettiğinde tutuşan, ciddi yanıklara neden olan ve genellikle yangın çıkarıcı silah olarak kullanılan kimyasal bir maddedir. Nüfuslu bölgelerde kullanımı, ayrım gözetmeksizin verebileceği zarar nedeniyle uluslararası insancıl hukuk kapsamında kısıtlanmıştır.
Beyaz fosfor ve hukuk
Beyaz fosfor tamamen yasaklanmamış olsa da kullanımı sıkı bir şekilde düzenlenmiştir. Belirli Konvansiyonel Silahların Yasaklanması Sözleşmesi'nin III. Protokolü, yangın çıkarıcı silahların sivil nüfusa veya sivil yoğunlukların içinde kullanılmasını yasaklamaktadır. Saldırının askeri hedeflere yönelik olması durumunda, yasallık, silahın aşırı sivil zararı önleyecek şekilde kullanılıp kullanılmadığına bağlı olacaktır. İran'a yönelik suçlama, insansız hava aracı saldırısının Kürt güçlerini hedef aldığını göstermektedir, ancak beyaz fosforun varlığı, olası sivil kayıplar ve uzun vadeli çevresel hasar konusunda endişeleri artırmaktadır.
Tahran'dan henüz yanıt yok
İranlı yetkililer iddia hakkında kamuoyu önünde yorum yapmadı. Ülkenin ordusu daha önce kimyasal silah kullandığını reddetmişti ve Tahran, Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'ne taraftır. Ancak beyaz fosfor, sözleşme kapsamında kimyasal silah olarak sınıflandırılmamaktadır; bu da herhangi bir resmi şikayeti karmaşık hale getirmektedir. Kürt gruplar uluslararası bir soruşturma çağrısında bulundu, ancak henüz hiçbir büyük güç veya uluslararası kuruluş bu konuyu ele almadı.
Bu suçlama, İran ile sınırları yakınında faaliyet gösteren Kürt gruplar arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde geldi. İran daha önce, ayrılıkçı gruplar olarak tanımladığı hedeflere yönelik sınır ötesi operasyonlar düzenlemişti. Bu son iddia, eğer doğrulanırsa, ilişkileri daha da gerginleştirebilir ve yaptırım veya diplomatik eylem çağrılarına yol açabilir.
Şimdilik, bilinenler sınırlı. Bilinen şey, bir suçlamanın yapıldığı ve söz konusu silahın korkunç bir üne sahip olduğudur. Uluslararası toplumun yanıt arayıp aramayacağı ve İran'ın bu yanıtları verip vermeyeceği ise açık bir soru olarak duruyor.




