Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, herhangi bir büyük anlaşma olmadan sona eren son ABD-Çin zirvesi sırasında Tayvan konusunda keskin bir uyarıda bulundu. Somut sonuçların olmaması ve Tayvan üzerindeki sert tartışma, ikili ilişkilerin önümüzdeki aylarda yeni bir gerilimle karşı karşıya kalabileceği endişelerini artırdı.
Tayvan Uyarısı
Xi, görüşme sırasında doğrudan Tayvan konusuna değinerek Pekin'in adayı temel bir ulusal çıkar olarak gördüğünü açıkça belirtti. Herhangi bir resmi bağımsızlık girişiminin kırmızı çizgiyi aşacağı uyarısında bulunan Xi, ABD'nin Tek Çin politikasına bağlı kalması ve Taipei ile resmi temastan kaçınması çağrısı yaptı.
Uyarı, Tayvan Boğazı yakınlarında devam eden askeri tatbikatlar ve Pekin'in Washington'a adaya silah satışını durdurma çağrılarının ortasında geldi. Zirve diyalog için bir platform sağlarken, Xi'nin Tayvan konusundaki dili belirgin şekilde sertti ve Pekin'in tutumunu yumuşatmasının pek mümkün olmadığına işaret etti.
Neden Büyük Anlaşmalar Yok
Büyük bir uluslararası toplantının kenarında düzenlenen zirvenin ticaret, teknoloji ve iklim işbirliğine değinmesi bekleniyordu. Ancak müzakereciler herhangi bir somut anlaşmaya varamadı. Gözlemciler, tarifeler, yarı iletken ihracat kontrolleri ve devam eden teknoloji rekabeti konusundaki derin anlaşmazlıkları temel engeller olarak gösteriyor.
Hiçbir taraf ayrıntılı bir ortak bildiri yayınlamadı. Bunun yerine, her iki taraf da kendi pozisyonlarını vurgulayan ayrı raporlar yayınladı. Atılımların olmaması, ticaret açıkları, fikri mülkiyet ve ihracat kısıtlamaları konusundaki mevcut gerilimlerin çözülmeden kaldığı anlamına geliyor.
Gerilimin Anlamı
İlişkiyi sıfırlayacak bir anlaşma olmadan, en büyük iki ekonomi arasındaki diplomasinin kırılgan kalması muhtemel. Tayvan uyarısı bir başka gerilim katmanı ekliyor. ABD'nin Tayvan konusunda algılanan herhangi bir değişikliği (üst düzey bir ziyaret veya genişletilmiş silah satışı gibi) Pekin'den güçlü bir yanıt tetikleyebilir.
Piyasalar da izliyor. Ticaretteki ilerleme eksikliği, tarifelerin ve tedarik zinciri belirsizliğinin devam edeceği ve iş dünyası güvenini zayıflatacağı anlamına geliyor. Yatırımcılar zaten devam eden sürtüşmeyi fiyatlamış durumda, ancak Tayvan üzerinde ani bir tırmanış bölgesel piyasaları ve küresel tedarik zincirlerini sarsabilir.
Şimdilik, her iki tarafın da daha düşük seviyeli kanallar aracılığıyla konuşmaya devam etmesi bekleniyor. Ancak zirvenin sonucu -veya sonuçsuzluğu- ilişkiyi belirsiz bir zeminde bırakıyor. Soru, iki hükümetin farklılıklarını daha geniş bir çatışmaya dönüşmesine izin vermeden yönetip yönetemeyeceğidir.




