Loading market data...

Rusya'nın Kiev Saldırısı 21 Kişiyi Öldürdü, Ateşkes Olasılıklarını Azalttı

Rusya'nın Kiev Saldırısı 21 Kişiyi Öldürdü, Ateşkes Olasılıklarını Azalttı

Rusya'nın Kiev'e düzenlediği füze saldırısında 21 kişi hayatını kaybetti, bu durum zaten kırılgan olan ateşkes umutlarına ağır bir darbe vurdu. Saldırı, savaşan taraflar arasındaki gerilimi tırmandırarak kısa vadeli bir ateşkesi daha da olası kılmıyor. Bu, kalıcı barışa giden herhangi bir yolu engellemeye devam eden engellerin çarpıcı bir hatırlatıcısı.

Saldırı barış çabalarını neden baltalıyor

Zamanlama daha kötü olamazdı. Uluslararası arabulucular askıya alınan müzakereleri canlandırmaya çalışırken, bu saldırı Ukrayna başkentinin kalbine indi. Yirmi bir sivil hayatını kaybetti. Sahadaki şiddet, müzakereciler arasında kalan güveni aşındırıyor. Bu tür her saldırı, her iki tarafın da kendi halkına ateşkesi kabul ettirmesini zorlaştırıyor. Diplomatlar şimdi daha da dik bir yokuşla karşı karşıya.

Saldırı sadece insanları öldürmüyor – uzlaşma siyasi iradesini de öldürüyor. Rus füzeleri hâlâ yerleşim bölgelerini vururken Ukraynalı yetkililerin herhangi bir anlaşmayı kabul etmesi daha az olası. Moskova'nın bakış açısından ise taarruzu sürdürmek, durdurmaktan daha fazla kazanç sağlıyor gibi görünüyor. Kısa vadeli ateşkes olasılıkları neredeyse tamamen buharlaştı.

Kalıcı barışa ulaşmanın zorluğu

Bu saldırı daha derin bir sorunu gözler önüne seriyor: barış, her iki tarafın da savaşmayı bırakmasını gerektiriyor, ancak çatışma devam ediyor. Desen tanıdık – bir tur müzakere, ardından yeni bir saldırı, sonra suçlamalar. Döngü tekrarlanıyor çünkü hiçbir taraf diğerinin savaşı bitirme konusunda ciddi olduğuna inanmıyor. Kiev'de ölen 21 kişi sadece kayıp değil; diplomatik söylem ile askeri gerçeklik arasındaki temel kopukluğun kanıtı.

Kalıcı barışa ulaşmak, bu saldırının gösterdiği gibi var olmayan bir itidal seviyesini gerektirirdi. Her iki tarafın da muharebe kazanımları yerine müzakerelere öncelik vermesi gerekirdi. Ancak Kiev'i vuran füze tam tersi bir mesaj gönderiyor: askeri güç birincil araç olmaya devam ediyor. Bu değişene kadar, kalıcı bir çözüm hakkındaki her söz kulağa boş geliyor.

Saldırı ayrıca dış güçlerin rolünü de karmaşıklaştırıyor. Ateşkes için baskı yapan ülkeler şimdi saldırıyı kınamak zorunda kalıyor, bu da durumu daha da kutuplaştırıyor. Şiddet tırmandıkça, müzakereler için tarafsız bir zemin bulmak zorlaşıyor.

Şimdilik soru, herhangi bir diplomatik sürecin bu tür tırmanışlardan sağ çıkıp çıkamayacağı. Kiev'deki cesetler hâlâ sayılırken, barış umutları her zamanki kadar uzak görünüyor.