İran, Perşembe günü erken saatlerde Kuveyt ve Ürdün'deki askeri üsleri hedef alan saldırılar düzenledi; bu saldırılar, ABD hava saldırılarının bölgedeki çatışmayı tırmandırmasından saatler sonra gerçekleşti. Bu saldırılar, daha önce doğrudan düşmanlıklara dahil olmayan iki ülkeyi vurarak çatışmanın önemli ölçüde genişlediğine işaret ediyor.
Saldırılar ve anlık etkileri
Bölgeden gelen haberlere göre İran güçleri, Kuveyt'te en az üç, Ürdün'de ise iki askeri tesisi vurdu. Hedef alınan üsler, ABD ve koalisyon personeli tarafından kullanılıyor. Can kaybı rakamları henüz netleşmezken, yerel yetkililer altyapı hasarını doğruladı. Saldırılar, bu hafta başlarında birkaç İranlı komutanı öldüren ABD hava saldırılarına doğrudan yanıt olarak geldi.
Kuveyt ve Ürdün saldırıları kınadı. Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, bunu egemenliğe "açık bir ihlal" olarak nitelendirdi. Ürdün, ordusunu yüksek alarma geçirdi. Her iki ülke de misilleme planlarını açıklamadı ancak durum gergin.
Diplomatik yansımalar ve nükleer anlaşma belirsizliği
Bu tırmanış, 2015 nükleer anlaşmasının yeniden canlandırılması umutları da dahil olmak üzere zaten kırılgan olan diplomatik çabaları daha da karmaşık hale getiriyor. Görüşmeler aylardır durmuş durumdaydı. Şimdi, iki ABD müttefikine doğrudan saldırılarla, müzakere edilmiş herhangi bir çözüme giden yol daha da dar görünüyor. Avrupalı arabulucular hayal kırıklıklarını dile getirirken, ABD ateş altındayken görüşmelere girmeyeceğini sinyalledi.
İran liderliği saldırıları meşru müdafaa olarak çerçeveledi ancak bu hamle onları daha da yalnızlaştırıyor. Nükleer anlaşmanın kalan imzacıları—Çin, Rusya, Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık—yanıt verme baskısıyla karşı karşıya. Herhangi bir yeni yaptırım veya askeri duruş, bölgeyi daha geniş bir savaşa sürükleyebilir.
Piyasa tedirginliği ve bölgesel istikrarsızlık
Petrol fiyatları, arz kesintisi korkularıyla erken işlemlerde %4'ün üzerinde sıçradı. Küresel petrol sevkiyatı için kritik bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı, çatışma bölgesine yakın. Yatırımcılar altın ve ABD Hazine tahvilleri gibi güvenli liman varlıklarına yöneldi. Körfez bölgesindeki borsalarda keskin düşüşler görüldü.
Saldırılar ayrıca daha geniş bir vekalet savaşı riskini artırıyor. İran, uzun süredir Orta Doğu genelinde müttefik milisleri kullanıyor. Doğrudan vekiller yerine Kuveyt ve Ürdün'ü vurmak, kayda değer bir değişim. Bu, Tahran'ın olağan gölge savaş taktiklerinin ötesine tırmanmaya istekli olduğunu gösteriyor.
Şimdilik, asıl soru ABD'nin daha fazla misilleme yapıp yapmayacağı ve İran'ın saldırılarına devam edip etmeyeceği. Her iki taraf da seçeneklerini değerlendirirken sonraki adımlar belirsizliğini koruyor.




