Real Vision'in kurucu ortağı ve eski Goldman Sachs hedge fon yöneticisi Raoul Pal, ABD ile Çin arasındaki yapay zeka yarışının tarihteki herhangi bir jeopolitik rekabetle kıyaslanamayacağını savunuyor. Bunu toprak veya silahlar için bir mücadele olarak değil, zeka temel katmanı için bir mücadele olarak nitelendiriyor. Ayrıca, net bir kazananın olmadığını uyarıyor.
Bu yarışı farklı kılan nedir
Pal, AI yarışının toprak ele geçirmeye veya füze sayılarına ilişkin olmadığını söylüyor. Bunun makine hızında düşünme, akıl yürütme ve karar verme yeteneği olan zeka temel katmanını kimin kontrol edeceğiyle ilgili olduğunu ifade ediyor. Bu, Soğuk Savaş veya uzay yarışı gibi geçmişteki büyük güç çekişmelerinden temelde farklı kılıyor. Daha öncekiler donanım ve caydırıcılıkla ilgilidirken, bu sefer bilişin kendisi söz konusu.
Eski hedge fon yöneticisi, ABD ve Çin'in her ikisinin de AI geliştirilmesine devasa kaynaklar aktardığını ancak sonucun belirsiz olduğunu vurguluyor. Hiçbir taraf zaferi garanti edecek kesin bir öncülük iddiasında bulunamıyor. Teknoloji çok hızlı gelişiyor ve oyun alanı sürekli değişiyor.
Pal'ın net bir kazanan olmadığını düşünmesinin nedeni
Pal, AI'nin yapısı nedeniyle bitiş çizgisini belirlemek zor olduğu için yarışın net bir kazananı olmadığını uyarıyor. Topraklar fethedilebilir ve korunabilir. Silahlar stoklanabilir. Ancak zeka — özellikle yapay genel zeka — sürekli hareket halindeki bir hedeftir. Bugün kazanç olarak görülen şeyler yarın eskimiş olabilir.
Ayrıca, AI gelişiminin yüksek ölçüde birbirine bağımlı olduğunu belirtiyor. Bir ülkedeki atılımlar genellikle başka bir ülkenin araştırması, yeteneği veya bileşenlerine dayanıyor. Bu karşılıklı bağımlılık, tek bir ülkenin sonucu tamamen kontrol edemeyeceği anlamına geliyor. Bir taraf önde görünse bile, diğeri yeni bir algoritma veya donanım yeniliğiyle öne geçebilir.
Pal'ın yorumları, hükümetler ve yatırımcıların AI dönemine hazırlanmak için pozisyon aldıkları bir dönemde ortaya çıkıyor. Sahanın dışında izleyenler için uyarısı, net bir galibiyete bahis oynamanın kaybeden bir strateji olabileceğini hatırlatıyor. Yarış bir sprint veya maraton değil — sürekli şekil değiştiren bir labirent gibidir.
Politika yapıcıları da benzer bir bulmacayla karşı karşıya. İhracat kısıtlamaları veya yetenek yasakları yoluyla bir avantaj elde etmeye çalışmak, teknoloji beklenmedik bir yönde gelişirse ters tepebilir. Pal'ın görüşüne göre gerçek meydan okuma, yarışı kazanmak değil, bitmeyen bir yarışın belirsizliğiyle başa çıkmaktır.



